3 Kasım 2019

Kriz Ortamında Mimarlık

Neoliberal Politikaların Kentsel Planlamaya Etkisi: Ankara Çeper Alanı Üzerinden Bir Değerlendirme

Geçtiğimiz sayıda yer verdiğimiz “Götürüsü Yüksek Bir Proje: Ankapark” makalesinin ardından bu sayıda da projenin geçmişine dönerek “Ankapark”a dönüşmeden önceki hali olan “Temapark”a yakından bakıyor ve rant kaygısıyla projenin gerçekleştirileceği alanda yapılan plan değişikliklerine göz atıyoruz. Kriz ortamında anlaşmazlık ve çelişki durumunda sürecin kendini yeniden nasıl yapılandırdığını alan çalışması üzerinden gözler önüne seren yazar, merkezî ve yerel yönetimlerin çıkar sağlamak uğruna hukuka ve planlama usul ve esaslarına aykırı uygulamalarına işaret ediyor.

Kriz II. Dünya Savaşı’ndan itibaren tüm dünyada ekonomiye egemen olan Keynesçi sosyal refah politikaları 1970’li yıllarla birlikte büyük bir krize girmiş ve bu krizin en önemli nedeni dağıtıcı ve koruyucu nitelikleri ile sosyal refah devleti anlayışı olarak gösterilmiştir. Kapitalist ekonominin bu krizine(1) çözüm olarak ortaya çıkan neo-liberalizm tüm dünyada ve Türkiye’de 1980’li yıllarda etkili bir paradigma olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle 2000’li yıllarda pekişen neo-liberal politikalar kriz ortamında Türkiye kentsel planlama ve politikalarında da köklü değişim ve dönüşümlere sebebiyet vermiştir. Kentsel kaynakların hakça eşit dağıtılması, düzenlenmesi ve denetlenmesi amacı ile merkezî ve yerel yönetimlerin temel uygulama aracı olan kentsel planlama, kamusal fayda üzerine kurulu meşruiyet zeminini yitirmiştir. Sermaye birikimlerine kaynak aktarmanın yeni biçimi olarak yeniden yapılanan kentsel planlama, ekonomik fayda temelinde şekillenen yeni bir uygulama aracı olarak karşımıza çıkmıştır.(2) Bu yeniden yapılanma sürecinde planlamanın bütüncül, kapsamlı ve hiyerarşik yapısı gibi belirleyici özellikleri aşınmış; özellikle yüksek rant getirisi vaat eden kent parçaları kısa vadeli ve birinden kopuk parçacı planlar üzerinden üretilmeye çalışılmıştır.(3)

Özellikle neo-liberalizmin yeni evresi olarak tanımlanan 2000 sonrası dönemde küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik krizler kentsel mekâna müdahale biçimlerinde ve planlama süreçlerinde önemli değişimlere sebep olmuştur. Ekonomik büyümeyi kentsel mekânının üretimi üzerinden sağlamak isteyen merkezî yönetim, kentlerde oluşan değer artışlarından yararlanmak amacıyla bu artışın yeniden dağılımını bizzat kendisi sağlamak istemiş ve doğrudan bir piyasa aktörü niteliği kazanmıştır.(4) Yasal ve yönetimsel düzenlemeler ile yetkinliğini artırdığı kurumlar üzerinden yüksek değer yaratan kent parçalarına parçacı planlama yöntemleriyle direkt müdahale etmeye başlamıştır. Bu yeni parçacı müdahale biçimlerinden en önemli ve etkin olanı şüphesiz Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) kentsel dönüşüm ve toplu konut uygulamalarıdır. Bağımsız bir planlama otoritesine dönüştürülen TOKİ, dar gelirli vatandaşlara konut sağlamak yerine, yatırım sermayesini çekmek üzere arsa pazarlayan, projeler üreten ve bu durumdan kar elde etmeye çalışan bir kurum haline gelmiştir.

TOKİ, yerel yönetimler ve sermaye arasında kurulan ilişkiler üzerinden biçimlenen projelerin odağını, rant getirisi yüksek kent parçaları oluşturmakta ve merkezî konumdaki gecekondu alanları, eskiyen kent bölgeleri, kentin çeper bölgesinde henüz yapılaşmaya açılmamış ve gelişme potansiyeli yüksek alanlar, öncelikli müdahale alanları olarak ortaya çıkmaktadır.(5) Planlama süreçleri ile meşrulaştırılamayan bu alanlar TOKİ’nin projeleri ile gelişmeye açılmakta ve oluşturulan ekonomik fayda, kamu yararı adına kullanılmamaktadır.

Bu çalışmanın amacı, 1980 sonrası kentsel planlama sisteminde deneyimlenen neo-liberal değişime temas etmek ve özellikle 2000 sonrası dönemde merkezî yönetimin TOKİ üzerinden kentsel mekâna müdahale biçimlerini alan çalışması ile ortaya koymaktır. Alan çalışması olarak Aşağıyurtçu ve Yukarıyurtçu Mahallesi’nde yer alan ve türlü müdahale biçimleri ile üretilmeye çalışılan 300 hektarlık, mülkiyeti kamuya ait olan bir alan seçilmiştir.

Özgül Acar Özler, Dr., Gebze Teknik Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü

Devamı…

Genel

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir